SAĞLIKLI ÇOCUK YETİŞTİRMEK

Bu sayfada, Sağlıklı Çocuk Yetiştirmek ile alakalı, aşağıdaki konularda bilgiler paylaşılmaktadır;

  • Anne – Babalık Felsefesi
  • Duyguların İfade Edilmesi
  • Çocuğu Dinlemek
  • Sorumsuzluk Duygusunun Geliştirilmesi (!)

Prof. Dr. Bülent Enis Şekerel tarafından derlenen bu bilgilerin izinsiz kopyalanması yasaktır.

Anne-Babalık Felsefesi

Anlamlı ve güzel bir yaşam sürdürebilmek için gerekli yapının temelini oluşturabilme fırsatı çocukluğun ilk yıllarında elinizdedir. Unutmayınızki; bu daha sonra bir daha elde edilemeyecek bir fırsatdır. Yaşamın anlamlılığını oluşturan da belli dengelerin kurulabilmesidir. Bu dengelerin bazıları:

  • Güven verebilecek, ama çocuğun bireyselliğini ve bağımsızlığını engellemeyecek kadar ilgi ve koruma.
  • Güvenliği sağlayacak, ama isyana yol açmayacak veya umutsuz bir acizlik duygusu yaratmayacak kadar sınırlama.
  • Başarılı olmanın gururunu tattıracak, ama hayatı angarya haline getirmeyecek kadar iş.
  • Sorumluluk duygusu kazandıracak, ama sağlıklı bir bağımsızlık duygusunu yoketmeyecek kadar disiplin ve eğitim.
  • Hayatı eğlenceli bir hale getirecek, ama zevkin bir amaç haline gelmesini engelleyecek kadar kahkaha ve oyun.
  • Hayatı beklentilere uygun bir hale getirecek, ama tahammül edilemeyecek kadar katı bir hale sokmayacak kadar tutarlılık.
  • Üretken olmanın mutluluğunu öğretecek, ama çocuğu ben merkezci bir hale sokmayacak kadar gurur.
  • Hergünü sevecen ve sıcak bir hale getirecek ve acı dolu çabaları ihtiyaç duyulduğu sürece ve bir ömür boyu yüreklendirecek kadar sevgi!

______________________________________________

*Ketterman, Grace (Ph.D), “Anababaların En Çok Sorduğu Soruların Cevapları”,

Çev: Dr. Hande Gürel, HYB Yayıncılık, 1998.

Duyguların İfade Edilmesi
  1. Onu dikkatle dinleyin. Kendi konuşmalarınızı en aza indirin. “Daha neler var?” gibi kısa ifadelerle, konuşmayı teşvik edin.
  2. Çocuğunuz konuşurken göz teması kurun. Ona tüm dikkatinizi veremeyeceğiniz bir zaman size gelirse, müsait olacağınız zamanı söyleyin.
  3. Sözünü kesmeyin.
  4. Onun üzerinde yoğunlaşın. Kendi duygularınızı veya deneyimlerinizi dile getirme isteğinizi, çocuğunuz istemediği sürece engelleyin.
  5. Duygularla davranışların birbirinden çok farklı olduğunu unutmayın. Öfkeli olduğunuzda birisini incitmeyi istemek çok normaldir ama o kişiyi gerçekten incitmek kabul edilemez. (Oyuncağını kırdığı için kardeşini çimdiklemek isteyebilirsin ama bunu gerçekten yapamazsın.)
  6. Duygularını hissedebilmesi (yaşayabilmesi) için ona zaman tanıyın. Onu hemen neşelendirmek sizin kendinizi iyi hissetmenizi sağlayabilir ama uzun vadede ona yardımcı olmayacaktır.
  7. Duyguların dışavurumu için yıkıcı olmayan yöntemler önerin. Yargılamayın. Duygular doğru ya da yanlış olamazlar. Siz aynı durumda farklı şekilde tepki verecek olsanız bile, onun duygularını kabul edin.
  8. Onun duygularıyla ilgili haklarına saygı gösterin. Yargı, şaşkınlık ve düşkırıklığı içeren tepkilerden –sözcüklerden, bakışlardan ya da vücut dilinden- kaçının. Öyle hissetmesinin doğru olmadığı düşüncesine kapılmasına izin vermeyin.
  9. Duygularının savunmasını ya da nedenlerini açıklamasını isteyip, onu zorlamayın. Birincisi, bunun nedenini bilmeyebilir ve bilse bile duygularını –ya da nedenlerini- sözcüklerle ifade edemeyebilir. (Hissetmek ve onu açıklamak çok farklıdır.) İkincisi de, bir çocuğa duygularının nedenlerini açıklamasını sormak, iyi bir nedeni olmadığı sürece onun duygularını kabul etmeyeceğiniz anlamına gelir.
  10. Size anlamlı gelmese bile, çok aptal veya anlaşılmaz gözükse bile, çocuğunuzun duygularını onaylayın (tasdik edin). (Onaylama, çocuğun duygularını yaşamasına izin vermektir: “Birisinin ‘sen ödleksin” demesi gerçekten çok kırıcı olabilir” gibi sözlerle duygularını doğrulayabilirsiniz.
  11. Sizinle hemen konuşmak istememesine saygı gösterin. Fikrini değiştirirse, size tekrar gelebileceğini söyleyin.
  12. Başkasının duygularını üstlenmeden de destekleyici olunabileceğini unutmayın. Çocuğunuz üzgün diye sizin de üzgün olmanız gerekmez.
  13. Rolünüzün dışına çıkmayın. Desteklemek, dinlemek, kabul etmek ve onaylamak anlamındadır. Bu duygu alışverişini eleştirmek ya da tavsiyelerde bulunmak için bir fıırsat olarak değerlendirmeyin. Belli bir aşamada, olası çözümleri bulması konusunda ona yardımcı olabilirsiniz. Bu arada, bir çözüm bulup olayı sonuçlandırmaktan çok, ona duyguları ile başetmesi konusunda yardımcı olun.
  14. Çocuğunuzun yoğun duyguları karşısında yaşadığınız huzursuzluk, korku ve yetersizlik duygularına dikkat edin. Duyguların insan olmanın bir parçası olduğunu unutmayın. Çocuğunuzun duygularını yaşamasını engellemek, duygulardan korumak ya da sorunlarını halletmek ona yardımcı olmaz ve gerekli de değildir.
  15. Çocuğunuzun üzülmesini, bozulmasını engellemek için kendi sınırlarınızı ihlal etme eğilimine girmeyin. Hem çocuğunuzun duygularını yaşamasına izin verir, hem de kendi sınırlarınızı da koruyabilirsiniz: “Sana banyo yapman gerektiğini söylediğimde bana öfkelenebilirsin. Ama gerçekten banyo yapman gerekiyor.” Ya da “Telefonu kullanamamak hiç hoşuna gitmiyor biliyorum. Evdeki işlerini bitirir bitirmez kullanabilirsin.”
  16. Çelişkili durumları yönetmeyi öğretin ve model oluşturun. Duyguları yaşamanın, ifade etmenin ve işlemden geçirmenin, ihtiyaçları dile getirmenin ve sınırları korumanın sağlıklı yollarını gösterin. Böylece kendi hayatında çelişkiler yaşadığında, nasıl davranması gerektiği konusunda bir örnek oluşturun.
  17. Çocukların, duygularını yıkıcı olmayan bir şekilde ifade edebilecek yer ve güvenceleri olursa, sırf öfkeli bir yetişkinden ve onun olumsuz tepkilerinden kaçınmak için duygularını “biriktirmek” veya “iyi” gibi gözükmek zorunda kalmazlar.
Çocuğu Dinlemek
  1. Çocuğunuz sizinle konuşurken, onunla göz teması kurun.
  2. Çocuğunuzun odasına girmeden önce, özellikle de kapı kapalı ise, kapıyı tıklatın.
  3. Çocuğunuzla konuşurken, onun size hitab ederken kullanmasını istediğiniz dili, kelimeleri ve ses tonunu kullanın.
  4. Çocuğunuzun eğlenme ve arkadaşları ile zaman geçirme ihtiyacına önem verin.
  5. Çocuğunuzun sizden (ya da diğer aile bireylerinden) farklı düşünce ve tercihleri olmasına izin verin.
  6. Çocuğunuzun mahremiyet ihtiyacına saygı gösterin. Ona gelen mektupları açmayın, telefonlarını dinlemeyin.
  7. Onun bir eşyasını ödünç almadan ya da kullanmadan önce izin alın.
  8. Eğer çocuğunuz bir şey için mücadele ediyorsa ve kendini ya da bir başkasını yaralaması, değerli bir şeye zarar vermesi sözkonusu değilse, müdahale etmeden önce yardım isteyip istemediğini sorun.
  9. Çocuğunuzun olaylara sizden daha farklı bir şekilde tepkiler vermesine izin verin. Onu eleştirmeyin, suçlamayın ya da alay etmeyin.
  10. Ona şaka yapmanızı ya da gıdıklamanızı istemediği zamanlarda, bunu hiçbir yorum yapmadan, alay etmeden ya da yargılamadan hemen bırakın.
  11. Çocuğunuza onun istediği şekilde hitab edin. Onu utandıran ya da büyüdüğü için vazgeçmenizi istediği isim ya da takma isimler kullanmaktan kaçının.
  12. Birisi çocuğunuza bir soru sorduğunda, cevap vermesine izin verin. Onun adına konuşmaktan, özellikle de yanınızda ise, kaçının.
  13. Onunla tanışmamış birisiyle karşılaştığınızda çocuğunuzu onunla tanıştırın. Yetişkin bir arkadaşınızla karşılaştığınızda, yanında çocuğu varsa ona da merhaba demeyi unutmayın.
Sorumsuzluk Duygusunun Geliştirilmesi (!)
  1. Onun adına yalan söyleyin.
  2. Onun davranışları için mazaretler bulun.
  3. Onun hatalarını onun adına düzeltin (ya da ödeyin).
  4. Kendiniz sorumluluk, kararlılık ve söylediğini yerine getirme konusunda eksiklikler göstererek model oluşturun.
  5. Yapmakla suçlandığı bir şeyi yaptığına inanmayı reddedin.
  6. Onun yerine kavga edin.
  7. Daha fazla çatışma yaratmamak için yaptığı kabul edilemez davranışları hoşgörün ve affedin.
  8. Özellikle yorgun, bezgin olduğunuzda ve uğraşmaya değmediğini düşünmeye başladığınızda, onu kendi davranışlarından sorumlu tutma konusunda değişken davranın.
  9. Eğer iyi bir mazareti varsa, yaptıklarının sürekli olarak yanına kalmasına izin verin.
  10. Onun evdeki işlerini siz yapın ve sorumluluklarını üstlenin. Kendinizi bunları sizin yapmanızın daha kolay olduğuna inandırın.
  11. Verdiği kararları yerine getirmediğinde ya da ilk önce yapması gerekenleri yapmadığında, ayrıcalıklarını kazanmasına izin verin. “Sadece bir kere” ya da “Tamam, ama bu son kez” gibi bahaneler bulun. Ayrıca, gerçekten öyle olmasanız bile, “Bu sefer gerçekten çok ciddiyim” deyin.

Çocuğunuzu, yapacağı yanlış seçimlerin yaratacağı olumsuz sonuçlardan korumaya ve sorun yaşamaması için nedenler bulmaya çalışmak çok doğaldır. Dikkatli olun, çünkü bu tür bir eğilim sonunda onun kendi davranışlarının sorumluluğunu üstlenme yeteneğini (ya da istekliliğini) yok edecektir. Çocuğunuza, onu idealize etmeden inanmanız ve onu zor durumlardan kurtarmadığınız ya da sorunlarını onun için çözmediğiniz zamanlarda bile onun hayatındaki değeriniz ve öneminizin farkında olmanız çok önemlidir.

_____________________________________________________

*Bluestein, Jane (Ph.D), “Anababaların Yapması ve Yapmaması Gerekenler “,

Çeviri: Dr. Hande Gürel, HYB Yayıncılık, 2000.